Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Malatya’daki eğitim sitemi TV programında masaya yatırıldı

Milli Eğitim Bakanı Tekin'in Malatya'daki okul yatırımları ve sitemi yerel TV programında ele alındı, gecikme nedenleri sorgulandı.

Malatya Haber Merkezi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Malatya’daki eğitim sitemi TV programında masaya yatırıldı
Bugünün Haberleri · Google'da tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin Kaynak ekle

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kenti ziyareti sırasında dile getirdiği ifadeler ve deprem sonrasında hayata geçirilen okul yatırımları, yerel medya organlarından Busabah TV’de yayınlanan bir programda ele alındı. Kentteki eğitim altyapısına yönelik değerlendirmelerin yapıldığı yayında, konuklar tarafından çeşitli sorular yöneltildi.

Malatyalı Kamil Göksu İYİ Parti’de yeni göreve getirildiHaberi Oku

Son Manşet Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un yönetiminde ekrana gelen Bakış Açısı isimli yapımın konukları arasında gazeteciler Güler Hazar Doğan ile İbrahim Göçmen yer aldı. İki isim de kabine üyesinin aktardığı bilgileri ve geçmişte yaptığı konuşmaları masaya yatırdı.

Derslik artışı ve geçmişteki uyarılar

Yayında, deprem felaketinin ardından Malatya genelindeki derslik kapasitesinin yüzde 27 oranında fazlalaştığına dikkat çekildi. Bakan Tekin’in bundan bir buçuk sene evvel gerçekleştirdiği buluşmada binaların inşasındaki yavaşlıktan ötürü serzenişte bulunduğu anımsatıldı. Program katılımcıları, gerekli finansal kaynağın ve uygun arsa imkanlarının ellerinde bulunduğunu vurgulayarak okulların neden daha erken inşa edilmediğini irdeledi.

Güler Hazar Doğan, konuya ilişkin yaptığı konuşmada kabine üyesinin daha önceki gelişlerini hatırlattı. Doğan, süreçle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz günlerde biliyorsunuz Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Malatya’ya geldi, önemli açıklamalarda bulundu. ‘Bir buçuk yıl önce Malatya’ya geldiğimde sitem etmiştim’ dedi. Bu son ziyaretinde de depremden sonra Malatya’da derslik sayısının yüzde 27 arttığını ifade etti. Demek ki istenince hızlı olunabiliyormuş. Ve Bakan Yusuf Tekin’in şöyle bir özelliği var, hiç unutmuyorum onun bu sözünü, depremin üzerinden çok kısa bir zaman geçmişti, yaklaşık 3-4 ay kadar bir zaman geçmişti, Malatya’ya geldi ve dedi ki ‘Malatya hiç de Ankara’da anlatıldığı gibi değilmiş, durum çok kötüymüş’ Bu açıklama bize çok şey anlatıyor değil mi aslında? Çünkü ne demişti bir önceki dönem Belediye Başkanı Selahattin Gürkan? ‘Bizde deprem diye bir şey yok, biz söylemesek şehre gelenler deprem olduğunu anlamıyorlar’ dedi. Oysa gelenler çok büyük bir yıkımla karşılaştı. Gerçeğin öyle olmadığını gördüler.”

Konteyner kent maliyetleri ve gecikme soruları

Konuklardan Doğan, Vali tarafından paylaşılan barınma alanı verilerini de gündeme getirdi. Felaket sonrasında 120 bin yurttaşın geçici konteynerlerde barındığını ve bu sahalar için her yıl 100 milyon liralık kira ödendiğinin aktarıldığını belirten gazeteci, eğitim kurumlarındaki gecikmenin gerekçesinin kamuoyuna duyurulması gerektiğini dile getirdi.

Doğan, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Sayın Valimizin verdiği rakama göre, ‘yılda 100 milyon lira kira bedeli ödüyoruz’ dedi konteyner alanları için, ‘120 bin insanı konteynerde yaşattık’ dedi deprem sonrası. Senin şehrinde deprem yoktu da bu 120 bin insan neden konteynerde yaşadı? Şimdi Milli Eğitim Bakanı da gelmiş demiş ki sayın bakan, ‘Bir buçuk yıl önce buraya gelmiştim, sitem etmiştim, paramız var, yerimiz var ama neden bu okullar yapılmıyor’ diye. Sayın Bakan cevabını aldı mı bilmiyorum, sorusunun cevabını aldıysa Malatya ile de paylaşsaydı iyi olurdu. Biz de soruyoruz Milli Eğitim Müdürü’ne, neden olmadı? Para var, yer var, neden bu kadar gecikti? Biz de bilmiyoruz, biz de soruyoruz. ‘Bu sorunun muhatabı benim’ diye üzerine alınan birisi varsa açıklama yapsın. Ama bakan diyor ki, ‘Bu daha önce yapılabilirdi, sitem etmiştim’ dedi. Paramız vardı, yerimiz vardı, unumuz var, şekerimiz var bu helva neden pişmiyor?”

Bakanlık sorumluluğu ve eğitim politikaları eleştirisi

Toplantının bir diğer konuşmacısı olan İbrahim Göçmen ise idari sorumluluğun merkez teşkilatında olduğunu savundu. Göçmen, yöneticilerin makamlarındaki gelişmelerden haberdar olması gerektiğini savunarak, çeyrek asırlık zaman diliminde çok sayıda bakan değiştiğine vurgu yaptı.

Göçmen, eleştirilerini şu cümlelerle aktardı: “Sayın Bakan yani demek ki kendi Bakanlığının içerisinde oluşan gelişmelerden hiçbirinden haberi yok. Malatya’ya gelmiş de bir sene önce söylemiş, böyleymiş. O Bakanlığın başındaki insan sensin, buradaki olayların hepsinde sorumlu olan sensin. Sen bu işleri bilmiyorsan kim bilecek, kim bilmesi gerekir, onu sormak lazım Sayın Bakan’a. Malatya’da eğitim çok önemli, Türkiye genelinde çok önemli. 25 yıl içerisinde 9-10 tane Milli Eğitim Bakanı değişmiş, hiçbirisi geldiğinde ‘Benden önceki adam iyi yönetmiş, iyi yapmış, iyi uygulamalarda bulunmuş’ demiyor. Hepsi diyor ki yanlış yapılmış, müfredat da böyle, herkes kendine göre bir müfredat uyguluyor. O zaman ne oluyor? Yaz boz, sen yazıyorsun, öbürü bozuyor, öbürü yazıyor, öbürü bozuyor. O yüzden de iki yakaları bir araya gelmiyor ve bakan olarak bakanlıkta ne yapıldığını, ne edildiğini farkında bile değiller. Çoğu, çünkü benim bildiğim Milli Eğitim Bakanı şu anda başka işlerle uğraşıyor.”

Yapılan tüm bu değerlendirmeler neticesinde, depremin izlerini silmeye çalışan kentte eğitim tesislerinin inşasındaki aksamaların nedenleri, geçici barınma masrafları ve bakanlık politikalarındaki süreklilik tartışmaları ekranlarda geniş yer buldu.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.