Konya Ovası’nda TarımGES projesi: Verim yüzde 7 arttı
Konya Ovası'nda hayata geçirilen TarımGES pilot projesinde ilk hasat yapıldı. Karabuğday verimi yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 azaldı.
Konya Ovası’nda tarımsal faaliyetlerle güneş enerjisi üretimini buluşturan 60 kilovatlık pilot uygulamada ilk ürünler toplandı. Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ortaklığında yürütülen çalışmanın ilk aşama neticeleri açıklandı.
Konya’nın eski Bakanı Saffet Sert 78 yaşında vefat ettiHaberi Oku
Panellerin altına ekilen karabuğdayın verimliliğinde, panelsiz kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 oranında yükseliş kaydedildi. Aynı süreçte harcanan su miktarı ise yüzde 20 oranında düştü. Su kaynaklarının azaldığı ve kuraklığın etkisini gösterdiği bölge için bu neticeler kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Paneller tarlayı ve suyu koruyor
TarımGES modelinde paneller, tarım arazilerinin işlenmesini engellemeyecek biçimde konumlandırılıyor. Oluşan gölgelik alanlar, aşırı sıcakların bitkiler üzerindeki olumsuz etkisini zayıflatırken toprakta nemin daha uzun süre kalmasını destekliyor. Ayrıca sistem, paneller üzerinde biriken yağmur sularının toplanarak sulama amacıyla kullanılabilmesinin önünü açıyor.
Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, bu sistemler sayesinde üreticilerin hem tarımsal ürünlerden hem de elektrikten kazanç sağlayabileceğini dile getirdi. Arazi kaybedileceği yönündeki üretici endişelerinin Konya’daki bu çalışma sayesinde ortadan kalkabileceğini aktaran Turhan, “Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek.” dedi. Uygun şartlar oluştuğunda zorlu hava koşullarından etkilenen arazilerde de üretim yapılabileceği ifade edildi.
190 gigavatlık potansiyel hedefi
Türkiye’deki tarım arazilerinin sadece yüzde 1’lik kısmının bu projeye ayrılması halinde, gelişen teknolojilerle birlikte yaklaşık 190 gigavatlık kapasiteye ulaşılabileceği öngörülüyor. Bu rakamın mevcut güneş enerjisi kurulu gücünün yaklaşık 7 katına denk geldiğini bildiren Turhan, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları modeliyle yeni yatırımların önünün açılmasını önerdi. Mevcut mevzuattaki kısıtlamaların aşılması için yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Geleneksel santrallere kıyasla ilk kurulum masraflarının daha yüksek olduğuna dikkat çekildi. Standart bir güneş enerjisi santralinin megavat başına maliyeti yaklaşık 400 bin dolar düzeyindeyken, TarımGES sistemlerinde bu rakam 550 ila 560 bin dolara ulaşıyor. Taşıyıcı sistemlerin yüksekliği maliyeti yüzde 30 ile 40 arasında artırırken, harcamaların 8-10 yıl içinde kendini amorti edebileceği öngörülüyor.
Öncelik elektrik değil üretim
ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden, sistemlerin sadece elektrik üretimi odaklı ele alınmaması gerektiğini vurguladı. İklim değişiklikleri ve artan maliyetlerin üreticileri zorladığını belirten Özden, “Burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hale getirmek olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Doğru ürün tercihleriyle tarımın iklim krizine karşı daha dirençli kılınabileceği kaydedildi.






