İzmir’de KESK’ten bütçe ve ek zam çağrısı: Haklarımızı istiyoruz
KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri, ücret kayıplarının telafi edilmesi ve acil ek zam talebiyle Konak'ta basın açıklaması yaptı.
Konak YKM önünde bir araya gelen KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri, kamu emekçilerinin yaşadığı ücret kayıplarının telafi edilmesi ve acil ek zam yapılması talebiyle basın açıklaması düzenledi. Gerçekleştirilen etkinlikte, 2027 yılı bütçesinden emekçilere ve emeklilere daha yüksek pay verilmesi, seyyanen zammın emekli aylıklarına yansıtılması ile adil bir vergi sisteminin hayata geçirilmesi istendi.
İzmir’de Berlin Kentsel Doğa Paktı Zirvesi: Üç yeni kent katıldıHaberi Oku
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, kamu çalışanları ile emeklilerin geçim koşullarının gittikçe zorlaştığı vurgulanarak ivedilikle ek zam yapılması gerektiği ifade edildi. 2027 yılı bütçe teklifinin işsizlerin, emeklilerin ve emekçilerin gereksinimlerini gözeten demokratik ve adil bir yaklaşımla ele alınması talep edildi.
“Bütçeden payımıza düşeni istiyoruz”
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, toplantıda yaptığı konuşmada, 2027 Bütçe Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu hatırlatarak, “Tabii ki bizler emekçiler olarak bu bütçeden payımıza düşeni istiyoruz ve bunun için buradayız. Bütçeler politik metinlerdir. Bu bütçeler halkın vergileriyle, emekçilerin vergileriyle oluşturulur. Ama bütçelerin maalesef her dönem olduğu gibi talana, yandaşa peşkeş çekildiğine şahit olduk. Bu dönem bu bütçenin adil bir bütçe, demokratik bir bütçe olması açısından bugün mücadelemizin burada startını veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Emekçilerin, emeklilerin ve işçilerin ortak bir mücadelede birleşmesi gerektiğini belirten Güneş, hükümetin toplu sözleşme süreçlerinde sunduğu oranların yetersizliğine işaret etti. Asgari ücretlilerin ve emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik tablonun ortada olduğunu dile getiren Güneş, gençlerin iş bulamadığı bir dönemde yöneticilerin ve iktidar çevrelerinin fon vurgunlarıyla gündeme geldiğini kaydetti.
“Fon vurgunu halkımızın cebinden çıktı”
Yüz binlerce doların fon dolandırıcılığıyla kaybedildiğini söyleyen Zülküf Güneş, “Bu bütçeden hakkımızı talep ederken AKP iktidarının ve hükümetin bize her dönem, toplu sözleşme dönemlerinde reva gördüğü rakamlar ortada. Bugün asgari ücretin durumu ortada, emeklilerin durumu ortada, gençlerin iş bulamadığı bir ortamda bakanların, iktidarın yandaşlarının her gün bir kurumu vurgunladığına şahit oluyoruz. Bugün yüz binlerce doların fon vurgunuyla çalındığı bir ortamda bunlar kimlerin cebinden çıktı diye bakıyoruz. Yoksul halkımızın bir umutla biriktirdiği, kimisinin ev alma umuduyla, kimisinin çocuğunun okul birikimiyle, burada enflasyon karşısında heba olmasın diye bir fona yatırdığı ücretler, bir bakan, geçmişte bakanlık yapan bir kişi ve iktidarın içinde olan, bağlantıları olan kişiler tarafından hortumlandı. Burada hortumlanan rakama baktığımızda 18 milyar dolardan bahsediyoruz. Sadece açığa çıkan rakam bu. Peki, bu rakam neye denk düşüyor diye baktığımızda 17 milyon öğrencinin 3 yıl boyunca ücretsiz bir öğün alabileceği bir rakama denk geliyor. Çalışan emekçilerin, işçilerin bir yıl boyunca alabileceği maaşlara denk gelen rakamlardan bahsediyoruz. Öyle 18 milyar dolar dendiğinde çok küçük bir rakammış gibi algılanabilir ama rakamın büyüklüğü ortada. Ve bu sadece bu fonla, fon hortumuyla hortumlanan, cebimizden çalınan paralardan bahsediyoruz” dedi.
“Mızrak çuvala sığmıyor”
İktidarın bu olayları kapatmaya ve tartışılmasını engellemeye çalıştığını savunan Zülküf Güneş, bu durumu kamuoyuna duyuranların gözaltına alındığını ve tutuklandığını ifade etti. Medya kuruluşlarının dijital hesaplarının kapatıldığını, televizyonlara el konulduğunu ve kayyım atandığını belirten Güneş, “Ama bir taraftan ne yapıyor iktidar? Bunu kapatmak, bunu örtmek, konuşulmasını da engellemeye çalışıyor. Bunu açığa çıkaranlar gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Bunu haber yapan medya kanallarının, özgür basının dijital hesapları her gün kapatılıyor, televizyonlara el konuluyor, kayyım atanıyor. Bunu kınıyoruz buradan ama sizler bu hesapları kapatırken, bu televizyonlara el koyarken, kayyım atarken halktan gizleyeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Mızrak çuvala sığmıyor. Yaptığınız bütün yolsuzluklar halkımız tarafından biliniyor ve bunun hesabı sorulacaktır” diye konuştu.
Ülke kaynaklarının uzun yıllardır sermayeye ve yandaş şirketlere aktarıldığını dile getiren Güneş, ormanların, meraların ve zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açıldığını söyledi. İliç’teki maden ocağında yaşanan ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği facianın davasının görüldüğünü hatırlatan Güneş, güvenlik politikalarına ve çatışmalara harcanan kaynakların halka, işsizliğe ve gençliğe aktarılması gerektiğini vurguladı.
Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin de sendikanın taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Hedef enflasyon kaynaklı kayıpların telafi edilmesini ve yaşanabilir temel bir ücret talep ettiklerini belirten Çetin, “Seyyanen zam emekliye yansıtılsın. 2008 Ekim sonrası işe giren kamu emekçilerinin hak kayıpları giderilecek şekilde 5510 sayılı yasa değiştirilsin” dedi.
Adil vergi düzenlemesi, kamusal hizmetlerin ücretsiz sunulması, zorunlu giderlerin karşılanması, lojman ve kira desteği sağlanması ile her iş yerinde kreş kurulmasını istediklerini belirten Çetin, kamu çalışanlarına grev hakkı verilmesi gerektiğini kaydetti. Açıklama, insanca yaşam ve demokratik bütçe çağrısının ardından sona erdi.





