İzmir’de Ali Babacan’dan deprem açıklaması: Hızlı şekilde hazırlanmalı

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 30 Ekim depreminin yıl dönümünde İzmir’e gelerek incelemelerde bulundu ve basın toplantısı düzenledi.

İzmir Haber Merkezi
İzmir’de Ali Babacan’dan deprem açıklaması: Hızlı şekilde hazırlanmalı
Bugünün Haberleri · Google'da tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin Kaynak ekle

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 30 Ekim depreminin yıl dönümünde yerinde incelemeler yapmak üzere İzmir’e geldi. DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı’nda, İzmir İl Başkanı Muhammet Yılmaz’ın ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısında Babacan önemli değerlendirmelerde bulundu. Babacan, 30 Ekim İzmir depremi ve parti değiştiren belediye başkanlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İzmir’de Berlin Kentsel Doğa Paktı Zirvesi: Üç yeni kent katıldıHaberi Oku

Sözlerine İzmir depreminin yıl dönümü nedeniyle bir arada olduklarını belirterek başlayan Ali Babacan, “İzmir depreminin 6’ıncı yıl dönümü nedeniyle sizinleyiz” dedi. İzmir’in İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yapmış bir il olduğunu vurgulayan Babacan, “Ülkemizin zor dönemlerinde Anadolu’nun ayağa kalkmasının önemli bir kilometre taşı olmuştur. Ekonomik bağımsızlık ülkenin siyasal bağımsızlığının temelidir. Ekonomi ne kadar güçlüyse o kadar güçlü oluruz” ifadelerini kullandı.

Depremin yıl dönümünde gelişmeleri incelemek ve nelerin yapılıp yapılmadığını görmek üzere kentte bulunduklarını belirten Babacan, hayatını kaybeden 117 vatandaş için rahmet diledi. Depremin geleceğini önceden haber verdiğini ifade eden Babacan, jeoloji uzmanları, tarih, deprem verileri ve bilime dayanan verileri işaret etti. İzmir’in deprem bölgesinde yer alan bir il olduğunu ve hızlı bir şekilde hazırlanması gerektiğini kaydeden Babacan, her depremin kendini hatırlatan ve tedbirlerin gözden geçirilmesi gereken bir konu olduğunu belirtti. Kentte yerinde incelemeler yapacaklarını ve bir derneği ziyaret edeceklerini aktardı.

Ülkenin sermaye piyasalarındaki deprem ve artçılarıyla uğraştığını dile getiren Babacan, bu durumun doğal bir hadise olmadığını söyledi. Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Babacan, bu tür olayların en ufak dolandırıcılıkların dahi tespit edilebileceği bir altyapının kurulmuş olması gerektiğini vurguladı. Hangi konu olursa olsun insan faktörünün çok önemli olduğunu belirten Babacan, çalmayan ve çaldırmayan kadroların oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Kadroların devlet imkânlarını peşkeş çekmekle meşgul olması durumunda en sağlam bilgi işlem altyapısının dahi işlemeyeceğini kaydetti.

Finansal piyasalardaki bu dolandırıcılık olayının getirdiği güvensizlik ve karamsarlığın Sermaye Piyasası Kurulu’nda değer kaybına yol açtığını belirten Babacan, bu durumun sürekli arttığını ifade etti. Bireysel yatırımcı sayısının 7 milyondan 6,5 milyona kadar gerilediğini belirten Babacan, Türkiye’deki 27 milyon hane göz önüne alındığında durumun 7 milyon haneyi etkileyen bir hadise olduğunu kaydetti. Kuruluşların başındaki kişilerin derhal görevden alınması gerektiğini ifade eden Babacan, dakikalarca geç kalınan anlarda piyasada olanların olacağını belirtti. Bu işleri yönettiğini sanan kişilerin konuya alakasız olduğunu savunan Babacan, bir an önce 25-30 kişinin görevden alınması gerektiğini vurguladı.

Fon kurulunun hantal bir kurul olduğunu belirten Babacan, 5 ila 7 kişiden oluşan yepyeni bir acil görev gücü kurulması gerektiğini kaydetti. Oradaki kişilerin bu konudan anlamadığını ve erimenin devam ettiğini belirten Babacan, bunun dolandırıcılığın olduğu bir erime olmadığını, Türkiye’nin sanayisinin eridiğini ifade etti. Listelerin saklanarak ve gizlenerek açıklanamayacağını belirten Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 15-20 kişilik bir araştırma komisyonu kurulması konusunda ısrarcı olduklarını dile getirdi. Bu listenin açılmaması ve komisyonun kurulmaması durumunda piyasalardaki kötü eğilimin devam edeceğini belirten Babacan, suçluların cezalandırılması gerektiğini ve çalanın yanına kalması durumunda Türkiye sermaye piyasalarına asla yatırım gelmeyeceğini kaydetti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bütçelerde en büyük harcama kaleminin faize gittiğini belirten Babacan, 4 trilyonluk faiz ödemesinden bahsedildiğini söyledi. Güvenin olmaması durumunda faizlerin yüksek olacağını belirten Babacan, kötü yönetim ve yüksek riskin ülkeyi bu durumlarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Adaletin sağlanması, dürüst olunması ve istişare ile karar alınması gerektiğini belirten Babacan, bu üç ilkenin de yerle bir edildiğini ve Meclis’in en önemli istişare yeri olduğunu dile getirdi.

Basın özgürlüğüne de değinen Ali Babacan, özgür basının hayat kurtaracağını ve ifade özgürlüğünün geniş bir denetim alanı oluşturacağını kaydetti. Deprem için uygun olmayan zeminlerde kaçak yapılaşmaların haberlerle engellenebileceğini belirten Babacan, fon meselesinde de basın özgür olsaydı ve bu konular rahatça konuşulup ifşa edilseydi büyümesinin önlenebileceğini ifade etti. Şu an caydırıcılık kavramının olduğunu belirten Babacan, fon olayından sonra birçok kişinin gözaltına alınıp tutuklandığını gördüklerini ancak şeffaf yönetilmesi gerekenlerin üstünün örtüldüğünü dile getirdi. Basın ve ifade özgürlüğünün olmadığı yerde demokrasiden bahsedilemeyeceğini vurguladı.

İzmir’e çok yazık olduğunu ve ülkenin daha iyi yönetilmeyi hak ettiğini belirten Babacan, yeter ki kapasitenin iyi değerlendirildiğini söyledi. Mesele deprem olduğunda ülkeyi yönetenlerin öncelikle rant gözlüğünü çıkarması gerektiğini ifade eden Babacan, rantın peşinde koşularak depremin çözülemeyeceğini ve yıllardır ders alınmamasının ibretlik olduğunu belirtti.

Parti değiştiren belediye başkanlarına da değinen Babacan, seçimlere kadar partilerin rekabet için çalıştığını, seçimlerden sonra ise ülkeyi yönetme yetkisini eline alanların 86 milyona hizmet götürdüğünü söyledi. Rekabetin seçimle olacağını ancak seçimlerden sonra hizmette eşitlik sağlanması gerektiğini belirten Babacan, vatandaşların bunları bir kenara not ettiğini ifade etti. Bazen havuçla bazen sopa ile iktidara doğru yönlendirilen vatandaşın cevabını vereceğini belirten Babacan, belediye başkanlarını seçen vatandaşın iradesinin kutsal ve bütün olduğunu unutmamak gerektiğini kaydetti.

Rantın nerede çoksa bu tür işlerin orada daha çok olduğunu belirten Babacan, imar meseleleri ve imar rantlarıyla ilgili konular sağlam bir çerçeveye kavuşmadığı sürece bu sorunların Türkiye’de bitmeyeceğini ifade etti. Belediyelere bakıldığında az sayıda dürüst kalmaya çalışan başkanların olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’de meydana gelen güncel depremlerin büyüklük, merkez üssü ve derinlik bilgilerini Bugünün Haberleri Son Depremler sayfasından takip edebilirsiniz. İzmir ve çevresindeki depremlere ilişkin güncel bilgilere ise İzmir son depremler sayfasından ulaşabilirsiniz.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.