Uzmanlardan sarı serum uyarısı: Hayati risk taşıyor
Uzmanlar, grip tedavisinde kullanılan sarı serumun bilimsel dayanağı olmadığını ve anafilaksi gibi hayati riskler taşıdığını belirtti.
Soğuk havalarla birlikte artış gösteren grip ve üst solunum yolu rahatsızlıklarına karşı çare arayanların yöneldiği uygulamaların başında, halk dilinde sarı serum adı verilen vitamin kombinasyonları geliyor.
Konyaaltı’nda sağanak yağmur altında spor antrenmanı yapıldıHaberi Oku
Yorgunluk ve kırgınlık hissini hızla yok ettiği inancıyla talep gören bu damar içi karışımlar, denetimsiz ve bilinçsiz biçimde alındığında hayati riskler barındıran sağlık problemlerine yol açabiliyor. Uzmanlar, hekim onayı olmaksızın meskenlerde gerçekleştirilen bu tür damar yolu uygulamalarına karşı vatandaşları uyarıyor.
Atom serum tabiriyle de bilinen bu karışımlar; ağırlıklı olarak B grubu vitaminleri, C vitamini, magnezyum ile çeşitli mineral ya da ilaç etken maddelerinin serum torbasına ilave edilmesiyle oluşturuluyor. Sabit bir formülü bulunmayan bu sıvıların muhteviyatı, bireylerin sağlık profiline ve uygulamayı yapan kişiye göre farklılık arz edebiliyor.
Grip mevsiminde kısa sürede iyileşme arzusu taşıyanlar bu yöntemi pratik bir kurtarıcı olarak değerlendirebiliyor. Fakat bu karışımların enfeksiyonu iyileştirdiği, gribi geçirdiği veya iyileşme evresini hızlandırdığına dair iddialar bilimsel geçerliliğe sahip değil. Sağlık Bakanlığı da yorgunluk ve gribal durumlarda hızlı şifa sağladığı yönündeki inanışların bilimsel bir temeli bulunmadığına işaret ediyor.
Alerjik şok tehlikesi
Sarı serum uygulamalarının barındırdığı en büyük tehlikelerin başında anafilaksi adı verilen şiddetli alerjik reaksiyonlar geliyor. Karışım içerisinde yer alan maddelerden herhangi birine karşı gelişebilen bu durum, kısa zaman zarfında tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor.
Nefes almada güçlük, boğaz ile dilde şişme, ani tansiyon düşüşü, baş dönmesi ve şuur kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren anafilaksi, zamanında müdahale edilmediği takdirde ölümcül neticeler doğurabiliyor. Daha evvel aynı veya benzer bir serumu sorunsuz almış olmak, ilerleyen zamanlarda alerjik reaksiyon gelişmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu sebeple uygulamanın masum bir takviye gibi görülmesi yanıltıcı bulunuyor.
Acil müdahale imkânlarının kısıtlı olduğu ev ortamında yapılan damar içi uygulamalar, olumsuz bir reaksiyon anında hastanın yaşamını tehlikeye atıyor. Şiddetli şok tablosunda oksijen tedavisi, adrenalin enjeksiyonu ve ileri düzey tıbbi müdahale gerekebiliyor. Dozajın ve veriliş hızının kişiye göre ayarlanmaması ritim bozuklukları ve tansiyon düşüklüğü gibi ek sorunlar yaratabiliyor. Bu nedenle bu tür işlemler yalnızca sağlık kuruluşlarında, hekim tarafından gerekli görüldüğü durumlarda yapılmalı.






