TRT World Forum panelinde Türkiye’nin enerji merkezi hedefi açıklandı
İstanbul'daki TRT World Forum panelinde Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi ve krizlerin etkileri ele alındı.
İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TRT World Forum kapsamında düzenlenen oturumda, küresel enerji krizlerinin yansımaları ile Türkiye’nin bu alandaki stratejik konumu masaya yatırıldı. Kurum tarafından 2017 yılından beri organize edilen küresel buluşma, bu yıl farklı ülkelerden konukları bir araya getiriyor.
Felipe Melo’dan Fatih Terim açıklaması: Babam gibidirHaberi Oku
Etkinlik çerçevesinde sunucu Matthew Moore’un yönetiminde Enerji Krizlerinin Artçı Sarsıntıları: Baskı Altındaki Kurumlar başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse, Türkiye’nin enerji nakil hatlarında kritik bir geçiş noktası olduğunu belirterek, köprü rolünü aşarak ana enerji üssüne evrilmeyi amaçladıklarını dile getirdi.
Enerji arzındaki kesintilerin sadece Türkiye’yi değil, Avrupa kıtasını ve diğer bölgeleri de zora soktuğunu kaydeden Köse, ülkenin ticaret ve enerji güzergahlarını muhafaza etme kapasitesine sahip bulunduğunu gösterdiğini ifade etti. Rusya ve Orta Doğu ülkeleri dahil tüm paydaşlarla dengeli ilişkiler kurmaya özen gösterdiklerini aktaran Köse, temel gayelerinin barış ortamının tesisi olduğunu vurguladı.
Köse değerlendirmesinde, Bizim için en önemli şey barışın sağlanmasıdır. Sınırlarımızdan enerjinin geçmesine ihtiyacımız var ifadelerini kullandı. Enerji hatlarının emniyete alınmasının yanı sıra arabuluculuk ve dış politika becerilerini de öne çıkarmaya gayret ettiklerini bildiren Köse, bu alanlara yapılan yatırımların kriz durumlarında destek sunma kapasitesini kanıtladığını kaydetti.
Mali, askeri, diplomatik ve arabuluculuk yetenekleriyle Hazar bölgesi, Orta Asya ve Orta Doğu coğrafyasına gerçek bir enerji merkezi kurma iradesini yansıttıklarını anlatan Köse, bu hedefin çok yönlü kabiliyetler gerektirdiğini ve Türkiye’nin bu alanlarda başarılı adımlar attığını belirtti.
Avrupa’nın fosil yakıt maliyetleri ve alternatif arayışları
Oturumda söz alan eski Avrupa Birliği Komisyonu Enerjiden Sorumlu Üyesi Kadri Simson, kıta ülkelerinin yüksek oranlarda fosil yakıt dış alımı gerçekleştirdiğini belirterek, küresel piyasalardaki fiyat dalgalanmalarının faturasının Avrupalı tüketicilere yansıdığını ifade etti.
Simson yaptığı açıklamada, Bu yıl Avrupalılar, aynı miktardaki fosil yakıt için 150 milyar avrodan fazla ekstra ödeme yaptı. 2022 yılının çok daha kötü olduğunu da hatırlatmam gerekir. Çünkü o dönemde Avrupalılar ithalat için 600 milyar avroyu aşkın ödeme yapmıştı. Bunun nedeni Rusya’nın Ukrayna’ya karşı geniş çaplı savaşını başlattığında, Avrupalıların doğal gaz arzını da kesmesiydi değerlendirmesinde bulundu.
Rus gazına duyulan aşırı bağımlılık sebebiyle yaşanan krizleri ve yeni kaynak bulma çabalarını anlatan Simson, Türkiye’nin süreçteki kilit rolüne dikkat çekerek Azerbaycan’ı Avrupa’ya bağlayan Güney Gaz Koridoru’nun zamanında devreye girerek hızlı şekilde yüksek kapasite sunduğunu belirtti.
Hiçbir tedarikçinin tek başına Rusya’dan sağlanan hacmin yerini tutamayacağını bildiren Simson, rüzgar ve güneş enerjisi alanında kurulan devasa yeni kapasiteler sayesinde açığın kapatıldığını ve elektrik üretiminde artık gaz yakılmadığını kaydetti.
Moldova’nın enerji bağımsızlığı süreci
Toplantıda konuşan eski Moldova Başbakan Yardımcısı ile Dışişleri ve Avrupa Entegrasyonu Bakanı Nicu Popescu, ülkesinin savaş öncesinde de büyük enerji sarsıntılarıyla karşılaştığını hatırlattı. 2022 döneminde gaz akışının fiilen durduğunu belirten Popescu, Rus gazına olan yüzde 100 bağımlılıktan sıfır bağımlılık noktasına iki buçuk yıllık bir sürede ulaştıklarını kaydetti.
Elektrik temininde de benzer bir kırılma yaşandığını ifade eden Popescu, Ukrayna ile birlikte Rus şebekesinden ayrılarak Avrupa elektrik sistemine entegre olduklarını dile getirdi. Yeşil enerjiye geçişi hızlandırdıklarını söyleyen Popescu, üç yıl gibi bir sürede yenilenebilir elektrik payını yüzde 3 seviyesinden yüzde 30 oranına yükselttiklerini açıkladı.
Diplomasi ve arabuluculuk faaliyetleri
Cenevre Güvenlik Politikası Merkezi Uluslararası Güvenlik Diyaloğu Departmanı Direktörü Alexandra Matas ise enerji ve jeopolitik dinamikler arasındaki bağı değerlendirdi. Siyasi anlaşmazlıkların çözümünde diplomasinin yeterince kullanılmadığını belirten Matas, diyalog mekanizmalarının önemine işaret etti.
Müzakere yollarının terk edilmesinin risklerine değinen Matas, süreçteki olumlu gelişmeler arasında Ankara’nın arabuluculuk girişimlerindeki etkinliğinin artmasını ve gayriresmi diplomatik temasların yaygınlaşmasını gösterdi.






