Karaman’da Saadet Partisi’nden ekonomi ve gençlik değerlendirmesi

Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Haldun Pekdemir, Karaman'da düzenlediği basın toplantısında ekonomi ve gençlik gündemini değerlendirdi.

Karaman Haber Merkezi
Karaman’da Saadet Partisi’nden ekonomi ve gençlik değerlendirmesi
Bugünün Haberleri · Google'da tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin Kaynak ekle

Saadet Partisi Gençlik Kolları Genel Başkanı Haldun Pekdemir, Karaman’da Demosan Otel’de düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin gerçek gündeminin gençlerin sorunları, ekonomik sıkıntılar, adalet ve yönetim anlayışı olması gerektiğini belirten Pekdemir, mevcut politikaları eleştirerek partisinin çözüm önerilerini paylaştı.

Karaman Belediyesi 250 personel alacak: Başvuru şartları ve tarihiHaberi Oku

Gençlik ve Eğitim Sorunları

Konuşmasının ilk bölümünde gençlerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Pekdemir, siyasi gündem ile gençlerin günlük hayatında karşılık bulan sorunlar arasında büyük bir fark olduğunu söyledi. Türkiye’de genç nüfusun toplam nüfusun yüzde 14,9’unu oluşturduğunu ve 12 milyon 763 bin gencin bulunduğunu belirten Pekdemir, genç işsizliği ve eğitim dışında kalan gençlerin durumuna ilişkin verileri paylaştı. Gençlerin yüzde 16,3’ünün işsiz olduğunu, yüzde 22,9’unun ise ne eğitimde ne de istihdamda yer aldığını ifade eden Pekdemir, bu tablonun gençlerin sistemin dışında kaldığını gösterdiğini savundu.

Gençlerin yalnızca ekonomik değil, psikolojik ve sosyal sorunlarla da mücadele ettiğini dile getiren Pekdemir, gençlerin mutluluk ve yaşam memnuniyeti düzeylerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin önemli bir bölümünün gelecek kaygısı yaşadığını belirten Pekdemir, sosyal ve kültürel etkinliklere katılım imkânlarının da yetersiz kaldığını söyledi. Gençlerin yurt dışına gitme eğilimine de değinen Pekdemir, eğitimli gençlerin nitelikli iş bulmakta zorlandığını, geçim sıkıntısının evlilik ve aile kurma planlarını ertelediğini ifade etti. Gençler arasında sanal bahis, kumar, uyuşturucu ve tütün bağımlılığı riskinin arttığını savunan Pekdemir, gençlerin sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini vurguladı.

Pekdemir, “Gençler okuyor ama iş bulamıyor, çalışıyor ama geçinemiyor. Umut etmek istiyor ama tutunamıyor. Gerçek gündem, gençlerin işi, umudu ve geleceğidir” ifadelerini kullandı. İşsizlik verilerinin günlük yaşamla örtüşmediğini savunan Pekdemir, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farka dikkat çekti. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinin 93 sözleşmeli personel alımı için 21 bin 623 başvuru aldığını belirten Pekdemir, birkaç kişilik kadrolara binlerce kişinin başvurmasının istihdam sorununun boyutunu gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin ne eğitimde ne de istihdamda bulunan gençlerin oranı bakımından OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer aldığını söyleyen Pekdemir, gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra iş bulabilecekleri ve geleceklerini planlayabilecekleri bir ekonomik ortamın oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Yerel Yönetimler ve Yolsuzluk İddiaları

Türkiye’de yerel yönetimlere ilişkin rüşvet ve yolsuzluk iddialarını da değerlendiren Pekdemir, belediye başkanları, imar müdürleri ve belediye bürokratları hakkındaki tartışmaların siyasi parti ayrımı yapılmadan ele alınması gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlerde ciddi sorunlar yaşandığını savunan Pekdemir, geçmişte küçük miktarlarla anılan rüşvetin bugün çok daha büyük boyutlara ulaştığını öne sürdü. Yolsuzluk iddialarının etkin biçimde soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirten Pekdemir, Saadet Partisi’nin kamu yönetiminde dürüstlük ve şeffaflığı esas alan bir anlayışı savunduğunu dile getirdi.

Pekdemir, “Ayakkabı kutusundan ayakkabı, baklava kutusundan baklava çıkan bir Türkiye inşa edeceğiz” diyerek yolsuzlukla mücadele mesajı verdi.

Fon Krizi ve Bütçe Değerlendirmeleri

Konuşmasında fon mağdurlarına yönelik düzenlemeleri de gündeme getiren Pekdemir, mağduriyetlerin giderilmesi için hazırlanan kanun teklifinin yeterli güvence sağlamadığını savundu. Teklifte öngörülen bir milyon liraya kadar ara ödeme uygulamasının kesin bir ödeme garantisi anlamına gelmediğini ileri süren Pekdemir, mağdurların zararlarının ne kadarının ve ne zaman karşılanacağının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini söyledi. Sermaye Piyasası Kurulunun yetkilerinin artırılmasını da eleştiren Pekdemir, yaşanan sorunların ortaya çıkmasında denetim mekanizmalarının etkili çalışmamasının rolü olduğunu savundu. Fon krizinin yalnızca mağdurları değil, borsayı, şirketleri ve Türkiye ekonomisini de etkilediğini ifade eden Pekdemir, olayın siyasi bağlantılarının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.

2027 yılı bütçe teklifine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pekdemir, bütçenin iktidarın önceliklerini gösterdiğini söyledi. Bütçe açığı, vergi gelirleri, faiz giderleri ve tarımsal desteklemeler üzerinden hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Pekdemir, 2027 bütçe teklifinde 3 trilyon 868 milyar liralık açık öngörüldüğünü belirterek, bütçe yönetiminin borçlanma ve faiz giderleri üzerinden şekillendiğini savundu. 2027 yılında faiz ödeneklerinin 3 trilyon 975 milyar liraya ulaşacağını, tarımsal desteklemeler için ise 235 milyar lira ayrıldığını ifade eden Pekdemir, iki kalem arasındaki farkın üretim politikaları açısından dikkat çekici olduğunu söyledi. Tarım Kanunu’nda öngörülen destekleme oranına da değinen Pekdemir, çiftçilere ayrılması gerektiğini savunduğu kaynak ile bütçede yer alan tutar arasında önemli bir fark bulunduğunu belirtti. Şehir hastaneleri ile garantili yol ve köprü projelerine ayrılan kaynakları da eleştiren Pekdemir, üreticilerin ve dar gelirli vatandaşların daha fazla desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. Pekdemir ayrıca aile, gençlik, eğitim, engelliler ve bağımlılıkla mücadele programlarının bütçedeki payına ilişkin eleştirilerde bulunarak, kamu kaynaklarının toplumun temel ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması çağrısı yaptı.

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Pekdemir, yönetim anlayışını “3F” ifadesiyle tanımlayarak bunun “fon, faiz ve fırsat” anlamına geldiğini söyledi. Üretim ve yatırım çağrısı yapılırken finansal kazançların ön plana çıkarıldığını savunan Pekdemir, ekonomik politikaların üretimi, sanayiyi ve girişimciliği desteklemesi gerektiğini dile getirdi. Pekdemir, kamu görevlilerinin ve siyasi sorumluluk taşıyan kişilerin mali varlıklarının şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini belirterek, “Nereden Buldun” yasasını yeniden yürürlüğe koyacaklarını söyledi.

Basın Özgürlüğü ve Çözüm Önerileri

Basın özgürlüğü ve gazetecilerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pekdemir, özellikle yerel basının ekonomik ve mesleki baskılarla karşı karşıya olduğunu savundu. Gazetecilerin haberleri nedeniyle gözaltına alınması, ev hapsi kararları ve medya kuruluşlarına yönelik uygulamalar hakkında eleştirilerde bulunan Pekdemir, basının toplum adına denetim görevini yerine getirdiğini söyledi. Basının susturulduğu bir ortamda şeffaflığın ve hesap verebilirliğin zarar göreceğini ifade eden Pekdemir, farklı görüşlerin medyada yer bulmasının önemine dikkat çekti. Pekdemir, 24 Ekim’de Türkiye genelinde düzenlenen basın açıklamalarına ilişkin değerlendirmesinde, basın meslek örgütlerinin girişimlerini desteklediklerini belirterek, “Gazetecilik suç değildir” dedi.

Konuşmasının son bölümünde Saadet Partisi’nin siyasi yaklaşımını anlatan Pekdemir, partisinin yalnızca sorunları dile getirmekle kalmadığını, bunlara yönelik çözüm önerileri de geliştirdiğini söyledi. Partinin geçmişteki siyasi tecrübelerine değinen Pekdemir; Kıbrıs Barış Harekâtı, Ağır Sanayi Hamlesi, 1994 belediyecilik anlayışı, denk bütçe uygulamaları ve çalışanlara yönelik ücret politikalarını örnek gösterdi. Saadet Partisi’nin bugün de Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına yönelik hazırlıklar yürüttüğünü belirten Pekdemir, Türkiye Kalkınma Planı vizyonu, Ahlak Manifestosu ve Türkiye Tarımsal Kalkınma Planı çalışmalarına dikkat çekti.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.