Elazığ’da ortopedi uzmanından menisküs uyarısı: Her yırtık ameliyat gerektirmez

Elazığ'da Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Kazez, menisküs yırtıklarının her zaman ameliyat gerektirmediğini belirterek açıklamalarda bulundu.

Elazığ Haber Merkezi
Elazığ’da ortopedi uzmanından menisküs uyarısı: Her yırtık ameliyat gerektirmez
Bugünün Haberleri · Google'da tercih edilen kaynaklarınıza ekleyin Kaynak ekle

Elazığ genelinde vatandaşların sıklıkla karşılaştığı sağlık sorunları arasında yer alan diz ağrısı ve menisküs problemleri her yaş grubunda görülebiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Kazez, menisküs yırtıklarının nedenlerinden tedavi yöntemlerine kadar merak edilen konular hakkında açıklamalarda bulunarak her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini vurguladı.

Elazığ TSO’da İdris Alan 53 oyun tamamını alarak yeniden başkan seçildiHaberi Oku

Menisküs dizin doğal amortisörüdür

Menisküslerin diz ekleminde yük dağılımı, darbe emilimi, eklem dengesinin sağlanması ve kıkırdakların korunması gibi önemli görevleri bulunduğunu belirten Dr. Muhammed Kazez, menisküsün kendisinin bir hastalık olmadığını, aksine korunması gereken önemli bir anatomik yapı olduğunu ifade etti.

Menisküs yırtıklarının gençlerde çoğunlukla spor sırasında ani dönme, zorlanma ve temas gibi hareketlerle ortaya çıktığını aktaran Kazez, özellikle futbol ve kayak gibi sporlarda ön çapraz bağ yaralanmalarına menisküs yırtıklarının da eşlik edebildiğini kaydetti.

Orta ve ileri yaşlarda ise menisküs dokusunda yaşa bağlı yıpranmaların görülebildiğini belirten Kazez, özellikle dizinde ileri derecede kireçlenme bulunan hastalarda yalnızca menisküs yırtığına odaklanmak yerine genel diz sağlığının değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

MR raporlarındaki her bulgu yırtık anlamına gelmiyor

Menisküs sorunlarında diz ağrısı, şişlik, hareket sırasında takılma ve dizin tam açılamaması gibi belirtilerin görülebildiğini belirten Kazez, her diz ağrısının veya dizden gelen sesin menisküs yırtığı anlamına gelmediğini ifade etti. Kıkırdak sorunları ve kireçlenmenin de benzer şikâyetlere neden olabileceğini aktardı.

MR raporlarında yer alan Grade 1 ve Grade 2 menisküs değişikliklerinin hastalarda endişeye yol açabildiğini belirten Kazez, bu bulguların genellikle menisküs dokusu içerisindeki dejeneratif değişiklikleri ifade ettiğini ve klasik MR sınıflamasında gerçek bir yırtık olarak değerlendirilmediğini kaydetti.

Grade 3 bulgularının ise eklem yüzeyine ulaşan sinyal değişikliğini gösterdiğini ve genellikle menisküs yırtığını düşündürdüğünü belirten Kazez, tedavi kararının yalnızca MR raporuna göre değil, hastanın şikâyetleri ve muayene bulguları birlikte değerlendirilerek verilmesi gerektiğini vurguladı.

Tedavide öncelik ameliyatsız yöntemler

Her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini vurgulayan Kazez, özellikle dizde gerçek kilitlenmeye neden olmayan dejeneratif yırtıklarda öncelikle ameliyatsız tedavilerin tercih edildiğini belirtti. Fizik tedavi, kas güçlendirme egzersizleri, kilo kontrolü ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle birçok hastada başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.

PRP ve kök hücre gibi biyolojik tedavilerin de gündeme geldiğini aktaran Kazez, PRP uygulamasının bazı hastalarda ağrıyı azaltmaya yardımcı olabileceğini ancak menisküs yırtığını iyileştirdiğine ilişkin güçlü bilimsel kanıtların henüz bulunmadığını kaydetti. Kök hücre uygulamalarının ise menisküs yırtıklarının rutin tedavisinde önerilmesini destekleyecek düzeyde bilimsel kanıta sahip olmadığını belirtti.

Özellikle 18-40 yaş arasındaki aktif hastalarda, travmaya bağlı ve onarılabilir menisküs yırtıklarında cerrahi tedavinin gündeme gelebildiğini ifade eden Kazez, çocuklarda görülebilen doğuştan şekil farklılığına sahip diskoid menisküslerin de bazı durumlarda ameliyat gerektirebildiğini aktardı.

Orta ve ileri yaşlardaki hastalarda ise menisküs sorunlarına kıkırdak aşınması, kireçlenme ve bacak dizilim bozukluklarının eşlik edebildiğini belirten Kazez, tedavinin hastalığın durumuna göre planlandığını bildirdi.

Menisküsü korumak önem taşıyor

Menisküs ameliyatlarının genellikle artroskopi adı verilen kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Kazez, geçmişte hasarlı menisküs dokusunun çıkarılmasının daha sık uygulandığını, ancak uzun dönemli çalışmaların menisküs dokusunun çıkarıldığı dizlerde ilerleyen yıllarda kıkırdak aşınması ve kireçlenme riskinin artabildiğini gösterdiğini ifade etti.

Günümüzde temel hedefin menisküsü mümkün olduğunca korumak olduğunu vurgulayan Kazez, uygun yırtıkların dikişle onarılmaya çalışıldığını, onarımın mümkün olmadığı durumlarda ise yalnızca gerekli hasarlı kısmın çıkarıldığını kaydetti.

Ameliyat sonrası iyileşme süresinin yapılan işleme göre değiştiğini belirten Kazez, menisküsün hasarlı kısmının çıkarıldığı hastaların günlük yaşama daha erken dönebildiğini, dikilerek onarılan menisküslerde ise dokunun iyileşmesini korumak amacıyla yaklaşık 1-1,5 aylık daha dikkatli bir rehabilitasyon süreci gerektiğini bildirdi. Tam iyileşme ve spora dönüşün birkaç ayı bulabildiğini aktardı.

Diz ağrısını zorlayarak spora devam etmeyin

Menisküs sağlığının korunması için düzenli egzersiz yapılması, ideal kilonun korunması, diz çevresindeki kasların güçlendirilmesi ve spor öncesinde yeterince ısınmanın önem taşıdığını belirten Kazez, diz ağrısına rağmen zorlayarak spora devam edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Özellikle yaralanma sonrasında dizin açılamaması, üzerine basılamaması veya belirgin şişlik gelişmesi durumunda gecikmeden ortopedi uzmanına başvurulması gerektiğini ifade eden Kazez, “Bizim için önemli olan MR raporunu değil, hastayı tedavi etmektir. Her diz ağrısı menisküs yırtığı değildir ve her menisküs yırtığı ameliyat gerektirmez. Doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle hem mevcut şikâyetleri azaltmak hem de diz sağlığını uzun yıllar korumak mümkündür” dedi.

Kaynak: Elazığ Hakimiyet

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.