Bursa iş dünyasından döviz kuru ve rekabet gücü vurgusu
BUSİAD Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi sonuçları açıklandı; Başkan Tuncer Hatunoğlu ve Ali Kerem Alptemoçin değerlendirmelerde bulundu.
BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından dört ayda bir düzenlenen Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi ile Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu sonuçları, BUSİAD Evi’nde düzenlenen toplantıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, anketin bu dönem ilk kez BUSİAD dışındaki iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla daha geniş bir kapsama ulaştığını söyledi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ının BUSİAD üyesi olmayan iş dünyası temsilcilerinden oluştuğuna dikkat çeken Hatunoğlu, bu gelişmenin önemine işaret ederek amaçlarının yalnızca üyelerin değil Bursa iş dünyasının genelinin ekonomik eğilimlerini ortaya koyabilmek olduğunu ve bu katılımı önümüzdeki dönemlerde daha da yaygınlaştırarak anketi şehrin ekonomisinin nabzını tutan güçlü bir gösterge haline getirmek istediklerini belirtti.
Kestel İpekyolu Mevkiindeki Yangın Akaryakıt İstasyonuna Sıçramadan SöndürüldüHaberi Oku
Anket sonuçlarının Bursa iş dünyasının zorlu ekonomik koşullarla karşı karşıya olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu aktaran Tuncer Hatunoğlu, üretim, ciro ve kârlılık üzerindeki baskıların devam ettiğini ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflık ve artan üretim giderlerinin işletmelerin hareket alanını daralttığını dile getiren Hatunoğlu, özellikle ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini korumakta giderek daha fazla zorlandığını vurguladı. Başkan Hatunoğlu, üretim maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin sanayinin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Üretim maliyetlerimiz ile döviz kuru arasındaki dengesizlik, sanayimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. İşçilik, enerji, hammadde ve diğer üretim maliyetleri artarken döviz kurunun bu artışların gerisinde kalması, özellikle ihracatçılarımız açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.” Firmaların bir taraftan uluslararası pazarlarda fiyatlarını korumaya çalışırken diğer taraftan artan maliyetlerini karşılamakta zorlandığını ifade eden Hatunoğlu, bunun sonucunun yalnızca kârlılığın azalması değil pazar kaybı, yatırım kararlarının ertelenmesi ve uzun vadede üretim kapasitesinin zayıflaması riski olduğunu kaydetti. Ekonomik istikrarın, enflasyonla mücadelenin ve öngörülebilirliğin öneminin farkında olduklarını belirten Hatunoğlu, “Beklentimiz, üretimin ve ihracatın sürdürülebilirliğini gözeten, sanayimizin uluslararası rekabet gücünü koruyan, öngörülebilir bir ekonomik ortamın oluşturulmasıdır” dedi.
Dijital ve yeşil dönüşüm adımları
Ekonomik güçlüklerin yanı sıra geleceğe yönelik olumlu gelişmelerin de bulunduğunu ifade eden Tuncer Hatunoğlu, anket sonuçlarının işletmelerin zorlu koşullara rağmen dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında adımlar atmaya devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Yapay zekâ, veri analitiği, iş zekâsı, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi konuların firmaların gündeminde olmasını önemsediğini belirten Hatunoğlu, dünyada rekabet koşullarının hızla değiştiğini vurguladı. Başkan Hatunoğlu, “Artık yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Daha verimli, daha teknolojik, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Eskiden rekabet gücünü büyük ölçüde üretim kapasitesi, maliyet avantajları ve teslimat kabiliyetinin belirlediğini, bugün ise bunlara veri kullanma yetkinliği, dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği, karbon ayak izi ve yenilikçilik gibi yeni kriterlerin eklendiğini belirtti. Bursa sanayisinin bu dönüşümü gerçekleştirecek bilgi birikimine, girişimcilik kültürüne ve üretim deneyimine sahip olduğuna inandığını dile getiren Hatunoğlu, bu birikimin yeni dönemin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Ortak akıl ve iş birliğinin önemine değinen Hatunoğlu, “Biz yalnızca ekonominin nabzını tutmak istemiyoruz. Sorunları ortaya koyan, çözüm önerileri geliştiren ve bu çözümlerin hayata geçirilmesine katkı sağlayan bir kurum olmak istiyoruz” diye konuştu. Ekonomik koşulların iyileşmesini talep etmenin hak ve sorumluluk olduğunu, ancak kendi rekabet gücünü geliştirmenin de sorumluluk olduğunu ifade eden Hatunoğlu, BUSİAD olarak iş birliklerini geliştirmeye, şehrin geleceği için sorumluluk üstlenmeye ve çözümün bir parçası olmaya devam edeceklerini belirtti.
Belirsizliklerin yönü netleşti
Toplantının açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise mayıs ayında yapılan ilk etkinlikten bu yana belirsizliğin yönünün netleştiğini ifade etti. Belirsizliğin kısa süreli ve geçici olduğu beklentisinin büyük ölçüde sona erdiğini belirten Alptemoçin, jeopolitik gerginliklerin devam edeceğini, ülkelerin artan borç yükleri, güvenlik kaygıları ve savunma harcamalarının küresel ekonominin önemli unsurları olmaya devam edeceğini kaydetti. Enflasyonun, faizlerin, enerji ve hammadde maliyetlerinin kısa sürede eski normaline dönmesinin kolay olmayacağını, dünya ekonomisinin yeniden güçlü ve kesintisiz bir büyüme patikasına girmesinin zaman alacağını belirten Alptemoçin, Türkiye açısından da yüzde 5 ve üzerindeki sürdürülebilir büyüme oranlarına ulaşmanın kolay olmayacağını, Çin ile rekabet sorununa kısa vadede çözüm bulunamayacağını ve iklim değişikliğinin etkilerinin hissedilmeye devam edeceğini söyledi.
Önlerinde daha belirgin bir tablo olduğunu söyleyen Alptemoçin, yoğun sis inmiş bir vadide araç kullanmak zorunda kalmış gibi bir durumla karşı karşıya olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yani, önümüzde artık daha belirgin bir tablo var. Sanki, yoğun sis inmiş bir vadide, araç kullanmak zorunda kalmışız gibi bir durumla karşı karşıyayız. Sis yoğun. Yol uzun. Fakat kenara çekip sisin dağılmasını beklemek gibi bir seçeneğimiz de yok.” İş dünyası olarak zor bir dönemden geçtiklerini ve pek çok şeyin kontrol dışında geliştiğini belirten Alptemoçin, dayanıklı ve çevik olmak gerektiğini, kaynakları doğru kullanmak ve değişen koşullara hızlı uyum sağlamak için iyi hazırlanmış stratejilere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Anket sonuçlarına göre önümüzdeki dönemde yatırım yapmayı planlayan şirketlerin çoğunluğunun yatırımlarını verimliliklerini artırmak amacıyla yapacağını belirttiğini aktaran Alptemoçin, içinde bulunulan şartların kaynakları daha verimli kullanma becerilerini geliştirmek için fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.
Toplantıda ayrıca Prof. Dr. Metin Özdemir ve Doç. Dr. Derya Hekim de değerlendirmelerde bulunarak katılımcıların sorularını yanıtladı.
Dolar, euro ve diğer dövizlerin güncel TCMB kurlarını ve döviz çeviriciyi Döviz Kurları sayfamızda bulabilirsiniz.






